PLAK SEVDASI

Plaklar

Plakların Tarihçesi

Ses kayıt ve oynatma tarihi,bilinenin aksine ilk olarak Edison tarafından değil Fransız mucit Édouard-Léon Scott de Martinville'in ilk Phonograf'ı keşfetmesiyle başladı. Çalışmaları ünlü Amerikalı mucid Thomas Alva Edison'un takıntısı haline geldi.

1877'de Thomas Alva Edison tarafından yapılan fonograf ve ilk ses kayıtları, döner bir silindire sarılmış bir kalay folyoya, izler halinde kaydediyordu. Bundan daha önce kayıt yapmak için girişimler olmuştu; fakat hiç biri insan sesini kaydedememişti.

1887 yılında, başka bir Amerikalı Emile Berliner (Amerika'ya göç etmiş bir Alman) silindir yerine düz bir disk kullanan bir sistemi temel alan kayıt sisteminin patentini aldı. Bu kaydedilir bir ilerleme idi; çünkü yeni disklerin seri imalatı, yerini almış olduğu silindirlere göre çok daha kolaydı. Bu, teknolojiyi geniş pazarlara yaymak için önemliydi.

20. yüzyılın başında, 10 inç çapında yeni bir format için üretime başlandı. Fakat devir hızı bir üreticiden diğerine kabaca 75 ila 80 arasında değişmekteydi ve çoğu “Gramafon” ayarlanma kabiliyetine sahipti. Sonunda 78 devir hızı, genel bir standart haline geldi. Gramafon ismi Berliner'ın yeni icadının tescilli marka ismi olarak başladı; fakat Avrupalılar bunu jenerik bir isim olarak kullanırken, Amerikalılar “fonograf” ismini kullanmaya devam etti.

İlk plakları yapmak için çeşitli malzemeler kullanıldı; fakat gomalak (kimi ağaç türlerinin dallarında yaşayan bir böceğin salgıladığı ve sanayide özellikle cila işlerinde kullanılan, alkolde eriyen hayvansal reçine.) en iyisi olarak düşünülüyordu. Gomalak doğal bir ısıl plastikti, ısıtıldığı zaman yumuşak ve akıcıydı; fakat oda sıcaklığında beklediğinde esnek değildi ve sertti. Genellikle karışıma ince kil ya da başka bir katkı maddesi eklenirdi. Buna rağmen 1930'larda doğal gomalağın yerini benzer sentetik reçineler almaya başladı.

 

Bütün ilk 78 devir plakların tek tarafında kayıt vardı; fakat Columbia firması iki tarafında da kayıt olan plakları ilk olarak Avrupa'da çıkardı.1923 yılına gelindiğinde Atlantik'in her iki tarafında da plakların iki yüzünde de kayıt bulunması bir standart haline geldi.

78 devir plaklar, kolay kırılma eğilimine ve plağı değiştirmeden uzun süre dinlenememe (12 inçlik bir plak için 5 dakikalık aralıklarda ) özelliğine rağmen, uzun yıllar boyunca kayıt aracı olarak hakimiyetini sürdürdü.

33 (LP) & 45 lik Plakların Üretimi

1948 yılında Columbia firması 12 inçlik uzun çalar vinil plakları geliştirdi. 33 devir hızındaki bu yeni formatın her yüzü 25 dakikaya kadar çalınabiliyordu. Bu yeni plaklar aynı zamanda eski gomalak kuzenine göre çok daha düşük bir yüzey sesine sahipti. Buna karşın Columbia'nın büyük rakibi RCA Victor, 7 inç çapındaki 45 devir plakları üretti. Bunlar 12 inçlik 78 devir plaklar kadar kayıt alıyordu; fakat çok daha küçük ve etkileyici görünüyordu.

Rock'n Roll furyası, 45 devirlik plakların büyük başarı yıllarının başlangıcı oldu. Gençler tarafından 7 inçlik bu boyut kabul edildi ve rock'n roll plak satışlarında rekor yaşanırken 1958'in başında İngiltere'de 45lik satışları 78 devirlik plak satışlarını geçti.

78 devir plakların kaybolması çok uzun yıllar aldı; çünkü yeni vinil plakları çalabilmek için yeni cihazlar gerekmekteydi. Fakat dijital kompakt disklerin (CD'lerin ) gelişimine kadar bu iki vinil plak müzik endüstrisini domine etti. Hatta daha sonra, ilk ortaya çıktıklarında 78 devirlik plaklardan daha fazla unutulmaya mahkum oldular.

©plaksevdasi.com

 

 

Hakkında

Plak Sevdası 2014 yılından beri İnstagram'da faaliyet göstermekte olup plaksevdasi.com siz değerli plak sevdalıları için bilgi amaçlı kurulmuştur.