PLAK SEVDASI

Gramofonlar

1877 yılında Thomas Edison, manivelalı bir cihaz olan ve ses kaydedip oynatabilen fonografın icadı ile Amerikan halkının ilgisini uyandırdı. Fakat cihaz onun için bir oyuncaktan farksızdı ve sınırlı bir akustik kabiliyeti vardı.Açıkçası Edison'un bu işte pek başarılı olduğu söylenemezdi nitekim sonrasında olan gelişmeler bunun bir ispatı niteliğindeydi.Ek olarak Edison'un bu başarısızlığı 19.yüzyılda kayıtlı müzik kültürüne kötü bir ün bırakmıştı.

Dinleyici, silindiri elle değişken bir hızda çevirmek durumunda kaldığı için ses kalitesi tiz ve garipti. İnce kayıt levhaları bükülüp yırtılabiliyordu ve ses çok düşüktü. Alexander Graham Bell 1880'lerde Edison'un tasarımını parafin silindirler kullanarak iyileştirdi. Fakat iki mücit de seri müzik üretimi için gerekli aracı geliştirememişti.

Bir kayıt cihazı üretmek hayli zordu.

Müzisyenin, ses kaydının duyulabilecek kadar yükselmesi için büyük ebatta bir boynuz şeklinde bir boruya icraatını yapması gerekmekteydi. Bu durum, küçük bir kayıttan daha fazlasını yapabilmek için hiç pratik değildi. Parafin silindirlerin belirli bir ölçekte üretilememesi, müzisyenlerin bir parçayı düzinelerce kez çalmasına sebep oluyordu. Silindirlerin büyük olması, tüketicilerin evlerinde yeterince alanları olup olmadığından endişelenmelerine sebep oluyordu. Ayrıca, kayıtlı müzik kültürel olarak kötü bir üne sahipti.Sonuç olarak Edison, kayıtlı müzik için fazla bir iş potansiyeli görmemişti ve fonografı, piyasaya sadece iş için kullanılan bir araç olarak sürmeyi tercih etti.

Gramofon Çağı Açılıyor..

Emile Berliner ve gelecekteki iş ortağı Eldridge Johnson teknolojiyi ilerleterek Amerikalıların kaydettiği ve paylaştığı müziğin şeklini değiştirdi. 4 Mayıs 1887'de Alman bir mücit olan Berliner, Washington D.C.'de silindir şeklinde kayıt yüzü olan bir “Gramafon” için patent başvurusunda bulundu ve 26 Eylül 1887'de Berliner, yatay disk şeklindeki plak ve oynatıcısı için patent aldı.

 

Berliner'ın düşüncesi, yassı ve seri üretime uygun diskleri çalabilecek bir fonografı oluşturmaktı. Camden-New Jersey'de faaliyet gösteren Gramafon Firması, Edison ve Bell'in dikey kesimli silindirleri ile olan kayıtlarını düz, yanal kesimli ve dairesel oluklara sahip kayıtlara evriltti. Berliner, vinil plaklar için bir sonraki yüzyılın şeklini geliştirmiş oldu: Pürüzsüz zeminde eşit derinliklere; fakat değişik çeperlere sahip oluklar ve bu oluklardan iğne geçerken, bir yüzden diğerine titreşmekte ve ses üretmekteydi. 1888'de tanıtılan ilk modelde düz bir disk kullandı ve bunun için kitlesel üretim teknikleri geliştirdi. Berliner'ın problemi, disklerden ziyade onları çalan mekanizmaydı. 1890'da Camden'de küçük bir makina dükkanının sahibi olan Eldridge Johnson, Berliner'ın gramafonunun parafin silindir cihazlar kadar sağlam ve yüksek sesli olması için çalışmaya başladı. Mekanizmayı çalıştıran zemberekli bir motor ve dakikadaki devir hızını 70'te sabitleyecek bir cihaz kullanarak, tasarımı geliştirdi. Yüzyılın sonlarına doğru, Johnson, gerçek bir müzik çalar üretti. 1901 yılında, Berliner, Johnson'un firması ile firmasını birleştirdi ve Victor Talking Machine Firması'nı kurdu.

 

Victor, kısa sürede gramafon ve plak üretiminde piyasayı ele geçirdi ve ürünü kitlelere pazarlamak için yollar buldu. Johnson, müzik endüstrisindeki istekli liderleri, müzisyenlerin kayıt yapması için ikna etti. Victor'un en iyi hatırlanan markalarından biride üzerinde bir köpek resmi olan “Sahibinin Sesi”dir. Bu telif hakkı (Sahibinin Sesi), 1920 yılında düşüşe geçen ve 1929 yılında RCA tarafından satın alınan, Victor markasını geçecekti.

 

 

His Master's Voice logosunda ki köpek resminin hikayesi

1890'larda İngiliz bir sanatçı olan Francis Barraud, büyük bir merakla bir fonografı dinleyen, erkek kardeşinin köpeği Nipper'ı resmetti.Barraud, resmi bir fonograf firmasına satmayı umuyordu; fakat ilgilenen bir alıcı bulamamıştı.Fonografının boru kısmını siyahtan pirince değiştirmek üzere bir öneri aldıktan sonra, Barraud model olarak kullanmak üzere bir cihaz almak için Gramafon Firması'na gitti. Ricasını dile getirirken, Barraud çalışmasının bir resmini gösterdi. Müdür Barry Owen, resmi beğendi ve satılık olup olmadığını sordu. Barraud satılık olduğunu söyleyince, Owen, eğer fonograf yerine bir gramafon alırsa resmi satın alabileceğini söyledi.

Mayıs 1900'de Emile Berliner, İngiltere'yi ziyaret ettiği ve resmi gördüğü zaman, 26 Mayıs'ta Amerika'da 16 Temmuz'da Kanada'da hemen marka başvurusunda bulundu. The Victor Talking Machine Firması 1902 yılında; His Master's Voice ise 1909 yılında resmi, tescilli bir marka olarak kullanmaya başladı.

Orijinal resim günümüzde His Master's Voice firmasının devamı olan EMI Firmasında asılı durmaktadır. Bu dünya çapında en fazla bilinen ve değerli ticari markalardan biridir.

“Eğer Nipper bilseydi, küçük kuyruğunu gururla kaldırırdı. Gelecek kuşaklara aktarılacağını bilmiyordu. Ben de bilmiyordum. Nipper, çağlar boyunca dinleneceğe benziyor.”

- Francis Barraud, The Strand, 1916.

 

 

Hakkında

Plak Sevdası 2014 yılından beri İnstagram'da faaliyet göstermekte olup plaksevdasi.com siz değerli plak sevdalıları için bilgi amaçlı kurulmuştur.